“Artık bu bayram bir arada olma zamanı”

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Toplum Bilimleri Kurulu Üyesi ve Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, koronavirüs salgın sürecinde yeni dönemi değerlendirdi.

Dün gerçekleşen Bilim Kurulu sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan, toplu taşıma ve sağlık kuruluşları haricinde tüm kapalı alanlarda maske kullanımın tümüyle kaldırılması konusuna da değinen Prof. İlhan, Covid-19 sürecinin dinamik bir süreç olduğunu ve bu aşamada alınan kararın yerinde olduğunu söyledi.

Bundan sonra bireysel önlemlerin daha fazla ön planda olacağına dikkat çeken İlhan, kişide hastalık belirtileri var ise kendini izole etmesinin ve yine maske kullanımına özen göstermesinin önemli olduğunu kaydetti. İlhan ayrıca sürecin bu şekilde ilerlemesi halinde Ramazan sonrasında yaz dönemine doğru vaka sayılarında aşağı yönlü seyrin daha da hızlanabileceğini kaydetti.

Yaklaşık iki buçuk yıldır devam eden Covid-19 sürecinde pek çok zorlu dönemler yaşandığına dikkat çeken İlhan, “Geldiğimiz aşamada da günlük 2 bin civarı vakamız var ve 10-15 gündür de böyle devam ediyor. Vakalar çokken alınacak önlemler ile vakalar azken alınacak önlemler elbette birbirinden farklı. Salgın döneminin dinamik bir süreç olduğunu bilmemiz gerekiyor. Vakalar çok olduğunda, aşı yokken maske takmak, mesafeye dikkat etmek, kalabalık alanlarda bir araya gelmekten kaçınmak doğru bir yaklaşımken; elinizde aşı gibi bir silah olduğu takdirde artık giderek vakaların da aşağı düşmesi ile beraber bireysel önlemlerin ön plana çıktığı, riskli gruplarda aşılamanın devam ettiğini, hepimizin de salgınla mücadeleyi öğrendiğini düşündüğümüzde bu şekilde devam edecek olması çok da beklenen bir süreçti” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan istisnai yerler haricinde kapalı alanlarda maske zorunluluğunun kaldırıldığına yönelik karara da değinen İlhan, “Kısa zaman önce Sağlık Bakanımız açık havalarda maske kullanımına gerek olmadığını ifade etmişti. Dün itibariyle de Cumhurbaşkanımızın Bilim Kurulu toplantımız sonrasındaki açıklamalarında da yer aldığı üzere artık kapalı alanlarda maske kullanımına gerek yok. İki yer istisna ki bu daha önce de konuşulmuştu. Biz de dile getirmiştik. Şuan için sağlık kuruluşlarında risk devam edebiliyor çünkü hali hazırda vakalarımız var. Hastaneye gelen vatandaşlarımızın hem kendilerini koruması hem de eğer enfekteler ise başkalarını enfekte etmemeleri için böyle bir yaklaşım var. Keza toplu taşımalar da çok kalabalık olduğu için yine böyle bir yaklaşım var. Vaka sayıları binin altına düştüğünde, hatta artık pandemiden daha farklı olarak isimlendirebileceğimiz endemik sporadiğe doğru kaydığı takdirde bu kısıtlamaların kalkacağını da söylemek mümkün” şeklinde konuştu.

Alınan kararla birlikte toplum içerisinde neden maske takılıp takılmamasının tartışılması yerine kişilerin bireysel önlemlere yönelmesi gerektiğine dikkat eden İlhan, “Elbette burada maske takmak isteyen vatandaşlarımız varsa onların da nasıl isterlerse öyle davranmaları gerektiğini ifade etmek gerekiyor. Yani toplumda hiçbir vatandaşı ‘niye maske takıyorsun ya da niye maske takmıyorsun’ diye eleştirmek yerine herkesin açıkçası kendi bulunduğu yerde kendi risklerini değerlendirerek özellikle 65 yaş üzeri olan, kronik rahatsızlığı olan vatandaşların aşı olarak, diğer vatandaşlarımızın ise artık öğrendiğimiz şekilde; kapalı alanda kalabalıkta bir araya geliyor ve mesafeyi koruyamıyorsak mutlaka havalandırmaya dikkat etmeli, birbirimiz ile temaslarda da dikkatle ilerleyerek daha iyi bir süreci yaşayabileceğimizi söylemek mümkün” diye konuştu.

Gelinen aşamada hastalığı güçlendirecek ve seyrini değiştirecek farklı bir varyantın gelmesini beklemediklerini, ama gelirse de ona göre önlemler alınarak ilerleneceğinin altını çizen İlhan, “İnşallah bundan sonraki süreçte de böyle bir risk söz konusu olmaz. Hiç beklemiyoruz diyebiliriz ama çok fazla beklemiyoruz demek belki de daha doğru olacaktır. Ama çok farklı bir varyant söz konusu olursa salgınla mücadeleyi öğrendiğimiz için hepimiz bununla mücadeleye devam edeceğiz. Ama bunun çok düşük bir ihtimal olduğunu, şuan giderek normalleşmeye başlayan sürecimizde; yaklaşık iki buçuk yıldır evlerimizde, zor koşullarda çalışanlarımız, biz bilim insanları, hekimlerimiz ve kayıplarımız ile birlikte yaşadığımız bu zor sürecin giderek sonlanmaya doğru yol aldığını söylemek mümkün” dedi.

Yaklaşık iki yıldır Ramazan Bayramlarında bir araya gelmelerin kısıtlandığını belirten Bilim Kurulu Üyesi İlhan, bu bayramda bir araya gelinebileceğini hatırlatarak şunları kaydetti: “İki yıldır vatandaşlarımız Ramazan Bayramı yapmadı ve büyüklerini ziyaret etmediler. Gönüller bir olsa da fiziki ve sosyal mesafe açısından birbirlerinden uzak durdular. Artık bu bayram bir arada olma zamanı. Ama bir arada olduğumuzda da 65 yaş üzer büyüklerimize, kronik hastalığı olanlara salgın öncesindeki gibi de dikkat etmemiz gerekiyor. Biliyorsunuz salgın öncesinde de grip riski söz konusuydu, solunum yolu ile geçen hastalıklar için riskler söz konusuydu. Kalabalık bir şekilde büyüklerimizi ziyaret edecek isek mutlaka havalandırmaya dikkat etmemiz gerekiyor. Elbette temas edeceğiz, sarılacağız, büyüklerimizin ellerini öpeceğiz, birbirimiz ile kucaklaşacağız ama bu süreçler içerisinde de yine dikkatli olmamız gerekiyor. Buradaki anahtar konulardan birisi de özellikler kişilerin kendisinde enfeksiyon bulguları varsa, burun akıntısı, ateş ve halsizlik gibi. Bu süreçte kendilerini biraz izole edebilirler ve bu süreçte maske takabilirler. Çok kalabalık olacaksa o zaman büyüklerimiz maske takabilirler, havalandırmaya yine çok dikkat edebilirler.”

Ramazan Bayramı dolayısıyla yaşanacak sosyal hareketlilik nedeniyle vaka sayılarının bir nebze artabileceğine ama endişe doğuracak bir durum oluşmayacağını tahmin ettiklerini vurgulayan İlhan, “Eğer süreci bu şekilde devam ettirirsek inşallah Ramazan sonrasında yaz döneminde daha iyi günleri yaşayabiliriz. Belki hareketliliğin çok artması ile birlikte, insanların memleketlerine, tatil beldelerine gitmesi ile birlikte az da olsa vakalarda artış da meydana gelebilir. Ama bundan endişe etmemek, olabildiğince dikkatli bir şekilde ilerlemek, süreci en hasarsız şekilde geçirmemizi sağlayacak. Normale ulaşmaya çok yakın olduğumuz şu zaman diliminde bizim elimizi de çok kolaylaştıracaktır kanısındayım” ifadelerini kullandı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*