TTB: “Turkovac yaptırın deme konusunda hâlâ tereddüt yaşıyoruz”

Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, geçtiğimiz hafta SÖZCÜ’ye verdiği demeçte, “Veriler paylaşılmadan ‘Turkovac yaptırın’ demeyiz” demişti. Bir haftadır yoğun tartışmalar yaşandı. Hatta Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, TTB’yi “Sahtekarlar” diyecek kadar ileri gitti. Sonunda bu sabah bir basın toplantısıyla Turkovac’a ilişkin bazı veriler kamuoyuna açıklandı. Prof. Dr. Fincancı bugün yapılan basın toplantısında yerli Covid-19 aşısı Turkovac’la ilgili açıklamaları SÖZCÜ’ye değerlendirdi. 

Fincancı, “Bu bir basın toplantısı, bir bilimsel rapor değil. Özellikle bilimsel çevrelerin değerlendirmesine, bu verileri çözümlemesine konu olacak, bilim çevrelerinin sorularını yanıtlayan ayrıntılar içermiyor” dedi. 

Prof. Dr. Fincancı şöyle devam etti:  

Kaçınılmaz olarak plasebo kullanamıyoruz tabi etik olmayacak çünkü… Bir karşılaştırma yapılmış bir diğer inaktif aşıyla, Türkiye’de de kullanılan Coronavac’la… Ve görülen o ki en az Coronavac kadar etkili. Güvenli olduğunu da ifade ediyorlar. Nitelik değerlendirmesi önemli tabi ki ama biz Acil kullanım onayı mevzuatında da yer aldığı şekilde, önverilerin tartışılması sonrası acil kullanım onayı verilmesi gerektiğini ifade etmiştik. Ama Sağlık Bakanlığı’yla ya da ilgili kurumlarla paylaştılarsa da, bununla ilgili tartışmalar, sorulan sorular verilen yanıtlara ilişkin bir ayrıntıya vakıf değiliz ne yazık ki şu anda…

“TÜRKİYE’DE BULUNMUŞ OLMASI SEVİNDİRİCİ”

Coronavac aşısı kadar etkili olması iyi ama Coronavac aşısının, kullanımda olan mRNA aşılarına göre etkinliğinin biraz daha düşük olduğunu aklımızda bulundurmamız gerekiyor.  Tabi Türkiye’de üretilecek bir aşı olması, bulunmuş olması sevindirici… Biz en başında söylemiştik. Ama hala 3. Faz çalışmanın bilimsel ortamlarda paylaşılmasını önemsiyoruz.  Bu bilimsel verilerin özellikle sağduyulu bir analizine imkan verip, bilimsel rapor olarak paylaşılması gerekiyor ki tartışılabilsin. 

“POLİTİK DEĞERLENDİRMELER YERİNE BİLGİ PAYLAŞILSIN” 

Biz sonuçta kamuoyunu bilgilendirmeye çalışıyoruz en başından beri… Burada önemli olan bizim bilimsel sorularımıza, aşı tereddütünü besler bir kullanımla ya da politik bir takım değerlendirmelerle yanıt verilmesi yerine bu bilgilerin paylaşılması… Bizim de sonuçta bu aşının da bir seçenek olarak Türkiye’de kullanılmasına sevinmemiz anlamına gelecektir. 

“TÜM VERİLER PAYLAŞILMIŞ, SORULAR YANITLANMIŞ DEĞİL”
 Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, “Artık kullanın diyebilir misiniz vatandaşa?” sorumuzu şöyle yanıtladı: 

Şu anda tüm veriler ve ayrıntıları ne yazık ki bilimsel ortamlarda paylaşılmış ve yanıtlanmış değil. Bir basın açıklaması bu… Basın açıklaması ötesine geçmedi. İkinci faz çalışmanın rakamları bile sınırlılıklarla söylendi. Dolayısıyla tüm bilimsel verileri ayrıntısıyla sunan tartışan bir yerden elimizde bir veri yok ne yazık ki henüz.  Birinci faz çalışması yayınlanmış bir bilimsel dergide, onun dışındaki veriler, özellikle güvenlik açısından değerlendirildiği ikinci faz da, bu son çalışma da paylaşılmış değil.  O yüzden bu konuda, kullanın ya da kullanmayın deme konusunda hala tereddüt yaşıyoruz kaçınılmaz olarak tüm veriler elimizde olmadığı için…  Evet verilen oranlar olumlu gerçekten… Tanımlanan rakamlara baktığımızda bunların değerlendirilmesi açısından. Bu verilere göre en az Coronavac kadar etkili olduğu görünüyor. Ama tabi bu veriler yeterli midir, nitelik açısından, üretim süreci açısından nasıl biz izlem yapılmaktadır… 

“TABİ Kİ DESTEK OLACAĞIZ” 

Biz daha önce acil kullanım onayıyla ilgili bir çalışmayı paylaşmıştık. 18 Aralık 2020’de… Acil kullanım onayının asgari koşulları ne olmalıdır diye… Özellikle tanımlamıştık. Demiştik ki, öncelikle her 3 faz çalışmanın da kamuoyunun ulaşacağı şekilde yayınlanmış olması gerekiyor. Üretim sürecinin kalite güvencesinin de göz ardı edilmemesi gerekiyor. Özellikle hiçbir çıkar çatışması olmayan bilim insanlarından oluşan bir heyetin bu değerlendirmeleri yapması gerekiyor. Şöyle hatırlatayım. Örneğin mRNA aşılarıyla ilgili olarak acil kullanım onayları verme sürecinde FTA kamuya açık canlı yayın yapmıştı tartışmaları. Hem bilim insanları sorular yöneltmişti, hem de insanlar bunu canlı olarak izlemiş ve sorular sormuştu. 9 saatlik bir canlı yayındı. Dolayısıyla, insan sağlığından söz ediyoruz, ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlatalım.  Tabi ki seçenek olması çok olumludur, Türkiye’de üretilecek olması kıymetlidir. O yüzden bütün bunları tanımladıklarında tabi ki insanların güvenle aşılanmaları konusunda destek olacağız. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.